![]() |
||
|
ALMAN HASTANESİ ENDOÜROLOJİ ve ESWL(Taş Kırma) MERKEZİ |
||
![]() |
|||
BÖBREK TAŞLARI
GENEL BİLGİLER Böbrek taşları idrardaki kristallerin üstüste birikmesi nedeniyle oluşur. Ülkemizdeki en yaygın sağlık problemlerinin başında gelmektedir. Kesin olarak nedeni bilinmemekle beraber sıklıkla sebep beslenme alışkanlıkları, az sıvı alımı, genetik faktörler, bazı ilaçlar ve hastalıklar olarak sıralanabilir. Farklı taşlarda farklı sebepler olabileceğinden taşın laboratuvar analizi önemlidir. Burada amaç, laboratuvar analizlerinin sonucuna göre ileride taşların yeniden oluşmasını engellemek veya geciktirmektir. |
|||
Üriner sistem taşlarının çoğu spontan olarak kendiliğinden düşme eğilimindedir. Taşlar yıllar boyu hiçbir belirti vermeden gizlice böbrekte kalabileceği gibi böbrekten mesaneye geçişinde şiddetli ağrı verebilir. Bazen taşlar idrarda gözle görülebilen yada bazen sadece idrar analizinde gösterilebilen kanamalara yol açabilir. Bazı hastalarda hayatın ilerleyen yıllarında tekrarlayıcı böbrek taşları olabilir. Gelecekte ortaya çıkabilecek durum hakkında detaylı bilgi ve tavsiyeler için mutlaka işin uzmanı ürolog ile irtibata geçilmelidir. Böbrek taşlarının safra kesesi taşlarıyla herhangi bir ilişkisi yoktur. İkisi ayrı sistemden kaynaklı taşlardır ve yapıları farklıdır. Safra kesesi taşı olan bir hastada böbrek taşı görülme olasılığı artmaz. Böbrek taşı nedir? Yaşamsal faaliyetlerimizin devamı için gerekli olan biokimyasal işlemlerin sonuda oluşan atık maddelerin vücuttan atılma yerlerinden biri de böbreklerdir. Ayrıca vücut için gerekli bazı maddelerin seviyesinin ayarlanması da böbrekler tarafından yürütülür. Böbrek taşları idrarda çözülemeyen ve atılamayan kristallerin biraraya gelmesiyle oluşur. Normalde idrarda kristal ve taş oluşumunu engelleyecek bazı kimyasal maddeler vardır. Fakat bazı insanlarda bu engelleyici mekanizma tam olarak çalışamayabilir ve bu kişilerde tekrar edici idrar yolları taşları görülür. Taşların ölçüleri oldukça değişken olabilir ve böbrekten mesaneye doğru ilerleme eğilimindedirler. Taşın idrar akışını tıkaması ve hareket etmesi durumunda ağrı kanama ve enfeksiyon gelişebilir. |
|
||
Böbrek taşları kimlerde oluşur?
Her insanda taş oluşma riski vardır. Sıklıkla 20 – 50 yaşlarında görülürken 30’lu yaşlar hastalığın en sık görüldüğü yaş grubudur. Erkekler kadınlara göre 3 kere daha fazla risk altındadır.
Taşı oluşturan sebepler nelerdir? Taşı oluşturan kesin neden bilinmemekle beraber risk faktörleri şunlardır: · idrar yolu enfeksiyonu · böbrekteki yapısal bozukluklar · böbrek hastalığı olanlar (renal tübüler asidoz, kistik böbrek hastalığı...) · beslenme alışkanlıkları · yetersiz sıvı alımı · sıcak iklim kuşağında yaşamak · hiperkalsiüri, sistinüri, hiperokzalüri, hiperürikozüri · bazı ilaçlar (asetazolamide, anti viral ilaçlar....) · bazı bağırsak hastalıkları (inflamatuar bağırsak hastalığı...) · genetik faktörler · geçirilmiş bağırsak ameliyatları ( jejono ileal by-pass ) · metabolik hastalıklar (örn. Hiperparatiroidizm, gut hastalığı...)
Taşlı hastalarda bulgular nelerdir?
İdrar yolu taşları hiçbir bulgu vermeden gelişebileceği gibi bazen ciddi bulgularda vermektedir. · En sık görülen yakınma ağrıdır. Bu ağrı bazen çok şiddetli olabileceği gibi bazen rahatsızlık vermeyen ağrılar şeklinde de olabilir. Karakteristik ağrı, kolik diye adlandırılan ve böğür bölgesinden başlayıp öne doğru ilerleyen, kasık ve testislere de yayılabilen ağrılardır. Ağrı taşın hareket etmesine veya üriner sistemin tıkanmasına bağlı olarak gelişir. · Kan: Bazen gözle görülebilecek kadar olurken bazende sadece mikroskopik incelemede görülür. · Bulantı ve kusma: Taş’ın yaptığı ağrıya bağlı gelişen mide-bağırsak sistemindeki hareket azalmasına bağlı olarak gelişir. · İdrar yapma da zorluk görülebilir.
Üriner sistem taşları nasıl teşhis edilirler ?
Hastanın şikayetleri belli bir ölçüde tanı koymaya yardımcı olur. Ayrıca taşın görüntülenmesi yapılmalıdır. Bu amaçla; · DÜSG grafisi: Yatarak çekilen karın ve pelvik bölge grafisi · Ultrason · İ.V.P (İlaçlı böbrek filmi) · Spiral üriner sistem komputer tomografilerinden faydalanır. Bazen kan analizlerine de ihtiyaç duyulur.
En sık görülen taşlar hangileridir ?
Böbrek taşları çeşitli kimyasal kombinasyonda olabilirler. En sık görülen kalsiyum taşlarıdır. Kalsiyum taşları sıklıkla okzalat veya fosfat ile kombinasyon halinde bulunurlar. Daha az sıklıkla enfeksiyon taşları (magnezyum amonyum fosfat taşları) ve daha da az oranlarda ürik asit ve sistin taşları görülür.
Taşlarla ilgili endişemizin nedeni nedir?
Taşlar sıklıkla ağrılara neden olurlar. Böbrek taşlarında tedavi nelerdir?
Böbrek taşların çoğu kendiliğinden düşme eğilimindedir. Tüm idrar yolu taşlarının yaklaşık 80’i ilaç tedavisi ile düşer. Taşın düşmesini etkileyen en önemli faktör taşın büyüklüğüdür. 4 mm’nin altında taşın düşmesi beklenirken 6 mm’nin üzerindeki taşlar‘a müdahale gereklidir. Ayrıca taşların şekli ve idrar yolundaki yerleşimide düşmeyi etkileyen önemli faktörlerdir. · Kendiliğinden yada ilaç yardımıyla taşın düşürülmesi · ESWL ( şok dalgası ile taşları kırmak) · Minimal invaziv girişimler ( Perkütan Nefrolitotomi, Üreterolitotripsi) · Klasik açık ameliyat yöntemi Bu yaklaşımlardan hangisinin uygulanılacağı taşın yerine, büyüklüğüne, idrar yollarına verdiği veya verebileceği zararına ve taşın cinsine bağlıdır. Günümüzde minimal invaziv tekniklerin gelişmesi sonucu klasik açık cerrahi, enaz başvurulan ve enaz tercih edilen metod olarak kalmıştır |
|||
| ESWL (Vücut
dışından şok dalgalarıyla taş kırma)
Bir odaktan çıkan şok dalgaları taşın üzerine yönlendirilerek taş
kırılır. X-ray ve ultrason ile odaklama yapan ESWL cihazları mevcuttur.
Kırılan taş parçaları idrar yoluyla vücuttan atılır. ESWL bütün taşlarda
başarı sağlayamaz. Başarı taşın cinsine, sertliğine, büyüklüğüne ve
idrar yolunda yerleştiği yere göre değişir. Tek bir seansta kırılabilen
taşlar olabileceği gibi tekrarlayıcı seanslara da ihtiyaç duyulabilir. Minimal invaziv girişimler: Bu girişimlerde amaç üriner sistemi tehdit
eden taştan kurtulmayı sağlamak ve hastanın en kısa zamanda günlük
hayata dönmesini sağlamaktır. Perkütan nefrolitotomi ve Üreterolitotripsi
bu grupta yer alan girişimlerdir. Perkütan nefrolitotomi (PCNL)
|
Şekil: Perkütan Nefrolitotominin uygulanışını gösteren şema |
||
Özellikle böbreğin alt havuzcuklarına yerleşen taşlarda ve büyük boyutlu taşlarda ESWL’nin başarısı önemli ölçüde düşer. Bu durumlarda PCNL ameliyatı yüksek başarı sağlayan minimal invaziv girişimdir. Ameliyat işlemi sırasında taşı temizlemek için pnömotik litotripsi ve lazer litotripsi kullanılır. Bu teknolojiler yardımı ile en sert taşlar bile rahatlıkla kırılmaktadır. Bu teknikle tüm böreği kaplayan ve koraliform taş olarak adlandırılan taşlara da müdahale edilebilinmektedir.
PCNL işlemi sırasında skopi cihazı ve video sistemi beraber kullanılmaktadır. Ureterolitotripsi nasıl uygulanır? Üreter taşları hem ESWL hemde üreterorenoskopi (URS) ile müdahale
edilerek temizlenebilir. URS’de herhangi bir kesi yapılmaz. İdrar yolundan
özel bir endoskopik alet gönderilerek taş üreterde görüntülenir ve
temizlenir. Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonrada
normal yaşamalarına dönebilirler. Özellikle alt ve orta üreterdeki
taşlarda başarı oranı yüksektir ( %96 - %100 başarı). Üst üreter taşlarının
tedavisinde ESWL genellikle ilk tercih edilen tedavi yöntemidir. Üreterdeki taşa ÜRETEROLİTOTRİPSİ (URS) uygulanması sırasında taşın video sistemindeki görünüşü. Taşların oluşumu önlemek mümkün olabilir mi? Ayrıca: · Günlük 2 litre sıvı alımı
Daha detaylı bilgi ve tedavi için
irtibat telefonları: |
|||
©2008
Universal Hospitals Group Tüm Hakları Saklıdır |
|||