![]() |
||
|
UÇUŞ EKİBİ VE YOLCULARIN MARUZ KALABİLECEKLERİ RAHATSIZLIKLAR |
|
Teknoloji
ile birlikte yolculukların da süreleri kısaldı. Kıtalararası yolculukları
bir kaç saate indiren uçaklar, tüm gelişmelere rağmen insan sağlığı
üzerinde olumsuz etkiler de bulunabiliyor. Yüksek irtifa, basınç değişiklikleri,
uzak mesafe uçuşları gibi insan bedeninin alışık olmadığı durumların
etkilerini bu yazımızda okuyabilirsiniz.
|
![]() |
|
Uçuş Hekimleri Op.Dr. ERTAÇ ALTUNER Uzm.Dr. M.Sedat OFLUOĞLU |
||
1 - JETLAG SENDROMU: Süratli nakil aracı olan modern jet yolcu uçakları ile çağımızda kıtalar arası uzun mesafeler kısa zamanda aşılmakta olup yakın geçmişimizde günlerce, hatta haftalarca süren bu yolculuklar, günümüzde, günü birlik yolculuk haline gelmiştir. Kısa zamanda uzun mesafeler alınınca, yolcunun yaşadığı coğrafi saatine adapte olan içsel (biyolojik) saati, gidilen ülkenin coğrafi saatine, gece- gündüz farklılığı nedeniyle uyuma - uyanma, yemek ve çalışma saatlerine uyum sağlamakta zorlanır, böylece Jet-Lag sendromu denilen uyumsuzluk belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler; uykusuzluk, yorgunluk, iştahsızlık, hazımsızlık, bağırsak bozukluğu, zihinsel ve fiziksel performans kaybı, zaman ve mesafe algısı bozukluğu, reaksiyon zamanı uzaması, yargı ve hafıza kusurları, bulanık görme, vücut ağrıları, terleme şeklinde kendini gösterir. Bu durum doğu - batı veya batı - doğu yönündeki beşten fazla zaman dilimi süren uçuşlarda görülmektedir. Dünya 360 boylama bölümlenmiştir. Her 15 boylam 1 saatte geçilir ve buna 1 zaman dilimi denir. Bu hesaba göre 5 zaman dilimi için 75 boylam geçilir. Dünya çevresinde 24 zaman dilimi vardır. Doğudan batıya doğru olan uçuşlarda gün uzar, batıdan doğuya doğru olan uçuşlarda ise gün kısalır ve belirtilerin şiddeti batı - doğu yönünde daha fazla olup uzun süre devam eder. Kuzey-güney ve güney-kuzey yönündeki uçuşlarda zaman dilimi geçilmediği için, saat, gece ve gündüz farkı olmaması nedeniyle Jet-Lag oluşmaz. Bu belirtiler genel olarak geçilen zaman dilimi (saat) kadar gün devam eder ve en az istirahat süresi ise geçilen zaman diliminin sekiz katı saattir. Bir başka deyişle altı saat uçulmuşsa 6 X 8 = 48 saat istirahat gerekir. Bu nedenle, iş adamları, siyasiler ve sporcuların performanslarını koruyabilmeleri için, uçuştan önceki günlerde uyuma - uyanma ve yemek yeme zamanlarını, gidilecek ülkenin zamanlarına göre planlamaları veya toplantı ve müsabakadan günlerce önce gidip adapte olması faydalı olur. Ayrıca doğuya doğru olan uçuşlarda gün kısaldığı
için periyot kısaltıcı ilaçlar, batıya doğru olan
uçuşlarda ise gün uzadığı için periyot genişletici ilaçlar verilebilir.
Bu arada vücudu zinde tutmak için çeşitli egzersizler yapılabilir.
Böylece kan dolaşımı
hızlandırılmış, eklemler nispeten rahatlatılmış ve zihinsel aktive
arttırılmış olur.
Sabahları proteinden zengin kahvaltı, akşamlan ise bol karbonhidrat
ve az proteinden oluşan akşam
yemeği uyum süresinin kısalmasına yardımcı olabilir. Ekonomik sınıf sendromu olarak bilinen ve kıtalar arası uzun uçuşlarda oluşan bu rahatsızlık sadece uçak yolcuları için değil, çok uzun süre hareketsiz kalarak özellikle bacaklardaki kan akımını yavaşlatan oturuş pozisyonlarında mecbur kalınan otobüs veya benzer durumlarda da söz konusudur. Buradaki esas sorun uzun süre hareketsiz kalma sonucu kan akımında yavaşlama ile pıhtının oluşması ve pıhtının hayati damarlarda tıkanıklık meydana getirerek ölümlere sebep olmasıdır. En ciddi komplikasyon Pulmoner Emboli denen ve şiddetli göğüs ağrısı, zorlu nefes, hipotansiyon ve şok ile karakterize olan akciğer damarların tıkanması halidir. Beyin damarlarının tıkanması sonucu felç, kalp damarlarının tıkanması sonucu kalp krizide olabilir. Fakat bütün bunlarının olabilmesi için bazı hazırlayıcı faktörlerin rolü söz konusudur. Bunlar şöyle özetlenebilir;
Pıhtının oluşmasını önlemek için şu önlemler alınabilir;
Bu hastalığın belirtileri mide rahatsızlığı, solukluk, baygınlık
hissi, soğuk terleme, aşırı tükrük 4 - HİPOKSİ Vücudun kan, hücre ve dokularında oluşan oksijen eksikliği sebebi ile vücut fonksiyonlarında meydana gelen bozulma halidir. Çeşitli sebeplerden meydana gelebilir. Uçuşta en çok karşılaşılan sebep, akciğerin hava keseciklerindeki oksijen parsiyel basıncının azalmasıdır. Bunun da sebebi, bulunulan ortamdaki oksijen basıncınn azalmış olmasıdır. Hipoksi herhangi bir belirti vermeden başladığında
uçucular için çok tehlikelidir. Şahıs hiç bir şeyin
gibi belirtiler olur. Tedavi de % 100 oksijen
soluması ve sebebe göre uygulama yapılır. Herhangi bir sebeple solunum adedinin ve derinliğinin anormal bir şekilde artması sonucu vücuttan fazla miktarda karbondioksitin atılması nedeniyle vücut foksiyonlarmın bozulması halidir. Bir çok belirtileri hipoksi gibidir fakat meydana geliş sebebi ve mekanizmaları farklıdır. Ani korku, aşın heyecan, beklenmeyen süpriz, şiddetli ağrı, stres durumları gibi hallerde oluşabilir. Tedavi; Hiperventilasyon ve Hipoksi'nin hemen teşhis edilip düzeltilmesi gerekir. Bu iki durumun birbirinden ayırt edilme zorluğu ve bazen de ikisininde aynı zamanda vukubulması söz konusu olduğundan, tedavinin her ikisine birden yönelik olması gerekir. Uçuşta tedavi için oksijen verilir ve irtifa kaybedilir. 6-SPATİAL DİSORİYENTASYON (VERTİGO) Bir çok uçak kazaları, uçuş esnasında pilotların çeşitli his yanılgılarına maruz kalmaları ve bu yanılgıları tanıyamamaları netcesinde meydana gelir. Bir pilotun dünya sathına göre pozisyonunu, istikametini tam ve bilinçli olarak tayin edememesi olayına SPATİAL DİSORİYENTASYON (VERTİGO) denir. İnsanın denge ve orvantasvonu üç sistem tarafından sağlanır; 1. Görüş sistemi Normalde insanın yeryüzündeki yaşamı esnasında bu sistemler dengeli olarak çalışır. Fakat hava ve uzay gibi yabancı ortamda, bulut veya sis içinde, özellikle seri hareket etme durumunda olan askeri Jet'lerde, denge organları yanılabilir, İLLÜZYON denilen yanılmalar ortaya çıkar ve sonuçta SPATİAL DİSORİYENTASYON (vertigo) meydana gelir. Önlemek için;
A-MİDE-BARSAKLARDA HAPSEDİLMİŞ GAZLARIN GENİŞLEMESİ Hızlı yükselme esnasında atmosfer basıncının azalması, mide
ve bağırsaklardaki gazların Genişleyen gazlar geğirme ve yellenme ile atılmazsa diaframı
göğüse doğru iterek yukarı kaldırır ve Uçak içinde gezinme gazların atılmasında genellikle
yardımcı olur. Uzun süreli uçuş yapacak Bu gaz yapıcı yiyecekler şöyle sıralanabilir; Soğan İçeceklerin karbonat ihtiva edenlerinden kaçınmak gerekir. Ayrıca tırmanış (yükseliş) esnasında sakız çiğnemek te hava yutulmasına sebep olur. B-BAROTİTİS MEDİA Uçuş esnasında sık sık orta kulak havasının hacminde değişiklikler meydana gelir. Tırmanışta (yükselirken) orta kulaklarda bir problem olmamasına rağmen, en büyük problem alçalış esnasında meydana gelir. Yükseldikçe orta kulakta genişleyen hava östaki kanalından atılır, atılmadan önce kulak zarı dışa doğru itilir ve bir dolgunluk hissi alınır, arkasından havanın östaki kanalından atılması ile klik diye bir ses duyulur, böylece kanal açık olduğu için orta kulak basıncı ile yüksekteki dış hava basıncı birbirine eşitlenmiş olur. Alçalışta ise bu basınç eşitlemesi işlemi otamatik olarak yapılamaz yükselirken orta kulaktaki pozitif basınçlı havanın dışarı atılmasını sağlayan östaki kanalı, alçalışta bir valf vazifesi görme özelliği nedeniyle, orta kulağa hava girişini engeller. Böylece alçalma esnasında dış hava basıncı gittikçe arttığı ve orta kulakta ise basınç, yükseliş esnansında azalmış olduğu için, kulak zarı içeri doğru itilir. Kulaklarda bir dolgunluk hissi, işitmenin azalması ve ağn şeklinde olan bu belirtilere BAROTİTİS MEDİA (ear block) denilir ve çok şidettli durumlarda kulak zarı yırtılabilir. Bu durumun oluşmaması için orta kulak basıcı ile dıştaki hava basıncının dengede tutulması gerekir. Bunu sağlamak için de alçalmaya başlanıldığı andan itibaren havanın östaki kanalı vasıtası ile orta kulağa itilmesi gerekir. Bu maksatla esneme ve yutkunma hareketleri yapılır, yeterli olmazsa geç kalmadan valsalva manevrası yapmak gerekir. Bunu yapmak için, ağız kapalı tutulur, burun iki parmakla sıkıştırılarak kapatılır ve havanın güçlü bir şekilde genize itilmesi sağlanır, her başarılı manevrada, hava östeki kanalından orta kulağa itilerek, zarların dışa itilmesi dolayısıyla klik diye bir ses alınır. Bu işlem inişe kadar sık sık tekrarlanmalıdır. C-BAROSİNÜZİTİS Sinüsler yüz kemikleri içindeki havalı boşluklar olup birer ince kanal ile burun boşluğuna açılırlar. Normal şartlarda sinüslerin içindeki basınç, dış basınca eşittir. Basınç değişiklikleri ile doğrudan ilgili olan bu sinüslerin kaslar üzerinde olanlarına Frontal Sinüs, burunun her iki yanında yüz kemiği içinde olanlara Maxiller Sinüs denir. Normalde yükseliş ve alçalış esnansında kanalları vasıtasıyla hava sinüslerden dışarı çıkarak veya içeri girerek basınç farkı eşitlenir ve bir problem yaşanmaz. Fakat sinüs kanalı iltihap v.s. gibi bir nedenle tıkalı ise yükseliş esnasında genişleyen hava dışarı atılamadığı için içeride yükselen hava basıncı nedeni ile ağrı olur, fakat ağrı daha çok, orta kulakta olduğu gibi alçalış esnasında olur. Dış basıncın artması ve sinüs içinde kanal tıkanıklığı nedeni ile hava girememesinden dolayı basınç azlığından kaynaklanan basınç farklılığı sebebi ile çok şidettli ağrı olur. Bu duruma BAROSINÜZİTİS denir. Bu durumda da valsalva menevrası yapmak çoğu zaman etkili olur. D-BARODONTALGİA Barometrik basıç değişikliklerine bağlı olarak meydana gelen diş ağrılarına BARODONTALGİA denir. Diş pulpası enfeksiyonu ve periodontal apse olduğu zaman ve ayrıca kaide maddesi yerleştirilmeden yapılan dolgulu dişlerde meydana gelir. Bu ağrılara, normalde vücut sıvılarında eriyik halinde olan Azot gazının, süratli yükseliş anında dokular içinde gaz kabarcığı haline geçmesi ve yaptığı basınç etkisi neden olur. E-AKCİĞER ŞİŞKİNLİĞİ (LUNG OVERİNFLATION) Uçakta hızlı bir şekilde basınç düşmesi (yükselme)
esnasmda solunum yollarında hapis kalan hava genişler.
Eğer solunum
yollan normalse
genişleyen akciğerler
havayı kolayca dışarı atabilirler. Fakat nefes tutulur
veya solunum yollarında tümör, spazm gibi bir tıkanma
varsa genişleyen
hava
akciğerleri şişirir
ve hava keseciklerinde (alveollerde) yırtılmalara
sebep olur, sonuçta buradan kaçan havanın
gittiği yere göre üç türlü rahatsızlık olur; Yırtılan alveolden hava damarlara kaçarsa, hava kabarcıkları
damar tıkanıklıklaraına sebep olur. b Pnömotoraks Alveol yırtığı, plevra boşluğuna (akciğer zarına)
açılırsa göğüste şiddetli ağrı, kesik kesik nefes
ve c Pnömomediastinum 8-DEKOMPRESYON HASTALIKLARI Deniz seviyesinde iken dokularda ve vücut sıvılarında eriyik halinde olan gazların, süratli yükselişte hava kabarcığı haline geçerek bulundukları bölgeye yaptıkları basıncın etkisiyle oluşan hastalıklardır. 1-BEND HASTALIĞI Yüksek irtifada omuz, diz, ayak bileği gibi büyük eklemlerde şiddetli ağrılar olur ve eklem hareketi azalır. Ağrının meydana geldiği yüksekliğin altına inilmesi genelde ağrının azalmasını veya tamamen geçmesini sağlar. Gereklirse %100 oksijen verilir ve hatta hiperbarik tedavi yapılır. 2-CHOKE Ender oluşur fakat çok tehlikelidir. Yüksek irtifada
gelişir ve akciğer kılcal damarlarında hava Belirtileri; Kabarcıklar beyinde lokalize olduğu bölgeye göre görme, konuşma, işitme bozuklukları, baş ağrısı, kol ve bacakta hissizlik ve tek taraflı felç olabilir. Kompresyon tedavisi gerekebilir. 4-VAZOMOTOR BELİRTİLER (DOLAŞIM SOKU) 5-DERİ BELİRTİLERİ |
||
©2008
Universal Hospitals Group Tüm Hakları Saklıdır
|
||